|
BU BÖLÜM
KÖYÜMÜZDE
GERÇEKLEŞEN
BÜYÜKLERİMİZDEN
DUYDUĞUMUZ
İÇİNDE MİZAH
ÖĞELERİ OLAN
HİKAYELERİ
YAŞATMAK ADINA
YAPILMIŞTIR..
-Mehmet ÖZEL'in
1955 yılında
Emirgan
Korusunda ayı
ile güreştiğini
ve ayıyı
yendiğini.
-Mehmet ÖZEL'in
Söpsökü
mahallemizin Köy
Odasında
girdikleri bir
iddia sonucunda
500gr koyun
kuyruk yağını
çiğ yediğini.
-Ahmet ACAR'ın
bir iddia
üzerine 27 adet
mısır yediğini.
-Arif ORTA'nın(Abidin)
bir iddia
sonucuında 1
şinik yaklaşık
14kg unun
makarnasını
yediğini.
-Köyün Camisinin
yanındaki kavağı
Beygirci
oğlundan
Çelik'in Sadık
denen şahıs
alıyor ve kavağı
yıkıyor. Yıkılan
kavak Rahmetli
Hafize
YAKICI'nın armut
ağacının üzerine
düşüyor ve
ağacın dallarını
kırıyor. Bunun
üzerine ağacın
sahibi Hafize
YAKICI eşek
çiletesini
kapıyor ve
Çelik'in Sadık'ı
dövmeye gidiyor.
Bunu gören
Çelik'in
Sadık'ın
korkudan cami
avlsunda
abdestsiz ve
ayakkabıları ile
yarım saat namaz
kıldığını.
-Pelitçikten
Hüseyin LAPACI
(Küskü Hüseyin)
ile Bademceden
Ahmet BÖLÜ'ün
(Damat Ahmet)
kavga ettiğini
ve kavgayı görüp
ayıranda
olmayınca
yorulup kavgayı
bıraktıklarını
ve sonuda
birer sigara
içip olay
yerinden
ayrıldıklarını.
-Fettah AKDAŞ
Bademceden
Kargıya
alışveriş için
gidiyor.
Alışverişten
sonra Kargıdan
Bademceye
gerigeliyor.
Bademce de bir
tepsi çörek
yaptıktan sonra
Bademceden
Çalara yonca
biçmeye gidiyor.
Ve işi bitince
tekrar Bademce
geri geliyor.
Not: Bu Kadar
uzun mesafeli
yolları ve bu
kadar işi 1
günde ve yayan
olarak
yaptığını.
-Acikseden Cefer
(Cafer) amcanın
odun toplamak
için eşeğe
biniyor ve
köyeden
ayrılıyor. Yolda
kökü görünen ve
yerinden kolayca
sökülecekmişcesine
sallanan kurumuş
çıra kütüğüne
rastlıyor ve
başlıyor
yerinden sökmek
için çalışmaya
ve bu uğraş
sırasında zaman
hızla ilerliyor
ve köylü Cefer
amcayı kayboldu
diye aramaya
çıkıyor. Kütüğü
sökemeyen Cefer
amcada boş eşeğe
biniyor ve köye
dönüş için yola
çıkıyor. Yolda
kendini aramaya
çıkan köylülerle
karşılaşıyor.
Kendisine nerede
olduğunu soran
köylülere şu
ilginç cevabı
veriyor. "Siz
hiç oynak
karıyla ; oynak
kütüğe
rastladınızmı?"
-Arzamanoğlunun
Mustafa'nın
Sütçümenden
Arzumanlara
getirmek üzere
kızağa ekin
yüklüyor. Fakat
Kabaçama gelince
kızak ile hayvan
arasındaki
bağlantı kopuyor
ve kızak
Kabaçamda
kalıyor.
Arzamanoğlunun
Mustafa ancak
Arzumanlara
gelince hayvanın
boş olduğunu
(kızağın
olmadığını)
farkettiğini ve
bunun üzerine
"Tahminen kızak
bu kızak
Kabaçamda kaldı"
dediğini.
-Ahmet BÖLÜ'nün
kızınca
kaldırımları
dövdüğünü.
-İzzet GİZLİ'nin soğuk çalmasın diye hamurun içine acı biber koyup
danalara yedirdiğini.
-Veysel ÜNAL'ın
kızınca eşeklerin kulaklarını ısırdığını.
|